Saygıdeğer misafirler,
Kemençeye gönül veren saygıdeğer katılımcılar;

Öncelikle Kemençe Çevresi proğramını organize eden ve tüm emeği geçen dostlarımıza saygılarımızı sunuyoruz,

Her fırsat bulduğumuz zamanlarda uzun yıllardan beri amatörce bir uğraşı olarak sedef ve kemençe üzerin de yapmakta olduğumuz çalışmalarımız halen devam etmektedir. Yakın bir tarihte ev ortamından ev dışı ortamına alarak ; Beykoz‘ da bulunan SEDEFHANE adlı atölyemizde çalışmalarımızı oğlum Serhat Hilmi Baydar ile birlikte sürdürmekteyiz. Klasik kemençeye gönül veren tüm üstadların malumu olduğu üzere en çok aradığı ve en önemli olan özellik; Sazından beklediği, saza özgü, kendi kulağına ve duygularına hitap eden sesi aramak olmuştur. Her icracı bu özelliği bulabilmek amacıyla farklı ahşap malzeme ve (ahşap) usüller denemiş, farklı uygulamalar yaparak beklentiye uygun sonuçlar almak üzere, emek-yoğun çalışmalar yapılmıştır. Her sazın farklılık arz etmesi, hem sazı yapana, hem de icra edene ayrı ayrı heyecan vermektedir.
Bizim de acizane bu heyecanımız ; yapım aşamasında farklı seslere haiz kemençeler üretme çabaları ile sürmüş ve halen sürmektedir. Ses ile ilgili olan çalışmalar arasında eşik için kullanılan ahşap cinsi malzeme ve türleri öncelikli olmuştur. Ahşap eşik çalışmalarımızın yanı sıra diğer malzemeler ile deneme çalışmalarımız devam ederken bu çalışmalar içerisinde boynuz malzemeden deneme çalışmalarımız arasında yer almış. Bu malzemeden eşik kesmiş ve ses deneme aşamasına gelmişken, Değerli klasik kemençe icracısı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü Yrd. Doç. Aslıhan Eruzun Özel hanımefendi ile görüşerek bu sunum proğramını, düzenlenen 3. ncü Kemençe Çevresi organizasyonun içerisinde yer almasını değerli katkıları ile sağlamış olduk.

 Enstrumanda ki metalik seslerin yok olduğu,
 Seslerin tonunu karakterize ettiğini,
 Kemençe de geçmişten beri varolan ‘’ hım hım ‘’ sesini doğru olarak yansıttığını,
 En volümsüz ve cılız sesli kemençe de dahi volümü yükselterek, güzel bir ton verdiğini ifade etmiştir.
 Bu tarihten sonra yaptığımız laboratuar çalışmalarında sazın böyle bir malzeme ile birleşmesi oldukça dikkatimizi çekmiş ve farklı sonuçlar aldığımıza inanmıştık.

Alınan olumlu sonuca ilişkin olarak bir süre eşik kesimi çalışmalarımızı oğlum Serhat Baydar ile birlikte yaptık. Olumlu sonucu paylaşmak üzere bu sazı icra edenler tarafından da denenmesine fırsat yaratacağını düşünerek bir prezantasyon veya bir sunum planlarken, yakın tarihte organize edilecek olan 3.ncü Kemençe çevresinde bu sunumun yapılmasının uygun olacağını düşündük.
Bugün burada bu çalışmamızı sizlerle paylaşmaktan heyecan ve mutluluk duymaktayız.

Bizlere gösterdiğiniz ilgi ve alakaya sonsuz teşekkür ederiz.
Saygılarımızla
SEDEFHANE Sanat Atölyesi

NOT : SEDEFHANE Sanat Atölyesi Sn. Erdoğan Baydar‘ın yapmış olduğu bu klasik kemençe eşiği ilk defa tasarımı ve denemesi yapılmış olup, patent tesciline ilişkin ilk olarak Yıldız Teknik Üniversitesi Vedat KOSAL konferans salonunda Türk Müziği Kemençe severler ve Kemençevilere deklere edilerek faydalı model patent çalışması için çalışmalar sürdürülmektedir.

Tagged with →  
Share →